ozanalisar

Fıkra

 
 
Açım
 
 
Dursun bir kıza aşık olmuş.
Aşkından şiir yazmış. Şiiri:

Sabahları yemek yiyemiyorum. Çünkü seni düşünüyorum
Öğlenleri yemek yiyemiyorum. Çünkü seni düşünüyorum
Akşamları yemek yiyemiyorum Çünkü seni
düşünüyorum
Geceleri uyuyamıyorum.
Çünkü açım.                             
                                                                                                                                           
 
.............................................................................................................
Amerika
Temele dursun Karadeniz sahilinde oturuyorlarmış temel Dursun ’a demiş ki gel beraber Amerika’ya yüzelim iki kafadar Karadeniz’den başlamışlar yüzmeye fıkra ya Amerika yaklaşmışlar özgürlük anıtını görmüşler tam bu sırada bizim temel dursun ben kesildim geri dönüyorum demiş
 
.............................................................................................................
Muhebbet
Zamanın en büyük mafya babası çok ağır bir suçtan yargılanmaktadır ve idamı istenmektedir. Jüri üyelerinin içinde Temel de vardır. Mafyanın adamları mahkemeden önce Temeli bir kenara çekerler ve söyle derler: - Temel ne yap et Babanın idam kararını muebbet'e çevir yoksa bu senin sonun olur derler!!!

Temel'in içine korku düşmüştür acep ne yapsam da bu adamı kurtarsam diye düşünür. Dava baslar günlerce devam eder ve nihayet Jüri üyeleri karar vermek üzere odalarına geçerler. Aradan uzun bir süre geçtikten sonra jüri geri gelir ve kararını okur:

- Muebbet hapis derler

Bunu duyan Babanın adamları ne yapacaklarını şaşırırlar doğru Temel'e gidip aferim sana Temel şimdi gözümüze girdin derler. Ehh be Temel iyi güzel de bu işi nasıl başardın diye sorarlar:

-Temel "Sormayın bre uşaklar der millet Beraat Beraat diye tutturdu Muebbete cevirne kadar aklan karayı seçtim der"
 
.............................................................................................................
Bilim Adamı
Karadenizliler, bir konferans düzenlerler.

Bu konferansa konuşmacı olarak unlu bir Amerikalı bilim adamı da
davet edilir. Amerikalı konuk, bir hafta erken gelir, hem tatil yapar
hem de Türkleri yakından tanıma fırsatı bulur.

Karadenizliler ile Amerikalı bilim adamı hemen her konuda
anlaşırlar, uyum içinde konferans biter.

Ayrılık günü gelir, Karadenizlileri alır bir düşünce.
Biz bu değerli bilim adamına ne alalım? Aralarında toplanırlar,
başkan konunun önemini vurgulamak için der ki:

`Biz bu Turk dostu, degerli bilim adamina nasil bir hediye alalim ki
bizi unutmasin? Hem kullanisli bir sey olsun, hem her eline aldiginda
bizi hatirlasin?`

Salonda kisa bir sessizlik olur, arka siralardan
Temel elini kaldirir: `Sunnet ettirelim!...!
 
.............................................................................................................
Bende Yeni Geldim
Temel apartmanın onikinci katından düşmüş. Arkadasları hemen gelip sormuşlar:

"Ne oldu lan Temel" demişler.

Temel`de:"VALLAHA BEN DE YENI GELDIM" demiş.
 
.............................................................................................................
Temel´e Mercedes Lazım
Bizim Temel ile Cemal bir gün lüks bir otelin lobisinde güzel bir kadın görürler. Temel der ki,
- Ula Cemal, gidip bi bakayım, bu kadın bize pas verir mi?

Temel yaklaşır kadına, sorar :
- Benimle bi yemek yemek ister misunuz ?
- Bahse girerim şu kapıdaki Mercedes sizin degil.
- Değildur.
- Söyle iyi durumda bir banka hesabınız da yoktur sanırım.
- Yoktur.
- Karadeniz kıyılarında şöyle iki katlı bir çiftlik eviniz de yoktur heralde.
- Yoktur.
- Hadi o zaman çek arabanı!

Temel boynu bükük döner Cemal`in yanına :
- Ula Cemal, benim Limuzini sana versem Mercedesini bana verir misun?
- Verirum Temel`im
- Bi telefon etsem kendi bankamda bana hesap açarlar mi ?
- Açarlar Temel`im.
- Tamam o da kolay da, heralde bizim peder uçüncü katı yıkmama izin vermez...
 
.............................................................................................................
Gül Kokayi
cenevre tarım konferansında katılımcıların her biri yaptıkları çalışmaları ve sonuçta gerçekleştirdikleri verim artışını anlatıyormuş sıra temel`e gelince:
kuru fasülyeye gül aşuladuk demiş.

- peki bunu niye yaptınız?

- yellenince gül kokayi
 
 
.............................................................................................................
Temel Ava Çıkmış
Temel ava çıkmış, eli boş dönmemek için kasaptan bir tavşan almış. Fadime,

- Ha pu netur, soyulmuş tavşanı nasıl avlaysun?
- Sevişirken yakaladum, çiyinmeye firsatu olmadu vurdimm onuuu.....
 
.............................................................................................................
Ne Yedum?
Temel, Cemal´e sorar:
-Bu cün ögleye cok güzel bir sey yedum, pil pakalum nedur?
-Ola ne pileyum?
-Pi golayluk edeyrüm sagaa... Yedugum sey "P" ile baslayiii...
-pilav...
-Yok...
-Pirasa...
-Yok...
-Pasturma...
-Yok...
-E.. Pilemedum, sen söyle...
-Pamya!..
 
 
.............................................................................................................
Cep Telefonu
Temel otobüste cep telefonuyla konusuyormus,yolcular uyarmis:

-Otobüste cep telefonuyla konusmak yasaktir!Temel telefonun öbür ucundaki arkadasini uyarir:

-Ula Cemal,otobüsün içinde konusmam yasakmis,sen konus ben tinleyeyum!
 
 
.............................................................................................................
Tünel
Mısır hükümeti kızıl denizin altına tüp geçit yapmak için ihale açar. İhaleye İngiltereden, Amerikadan, Japonyadan ve Türkiyeden de Temelin firması olmak üzere birer firma katilir. Firmaları teker teker mülakata çağırırlar ve teknik bilgi isterler. İngiliz firması:
- Biz iki taraftan da eş zamanlı olarak tüneli kazmaya başlarız ve denizin altında tam ortada buluşuruz. Tüneller arasında maksimum 1 metre fark olur. 30 metrelik enindeki tünelde de 1 metreyi rahatlıkla düzeltiriz derler.
Amerikan firması:
- Bizde iki taraftan kazmaya başlarız ve tam ortada buluşuruz maksimum 50cm fark olur derler.
Japon firması:
- Biz iki taraftan kazmaya başlarız ve tam ortada buluşuruz. Maksimum 20cm fark olur derler. Sira bizim Temele gelir.
Firması adına Temel:
- Valla bizde iki taraftan kazmaya başlarız. Ortada buluştuk buluştuk, buluşamadık iki tüneliniz olur, der.
 
 
 
.............................................................................................................
Hızlı Tren
İstanbul - Ankara arasını 3 saatte alan hızlı tren sonunda gerçekleşmiş. İşadamının biri de Ankara'ya gidecek bir toplantı için. Yetişebilmek için atlamış hızlı trene. Fakat yolda Ankaradaki toplantı için hazırladığı evrakları İstanbulda unuttuğunu farkediyor. Kondüktöre gidiyor ve derdini anlatıp mutlaka inmesi gerektiğini söylüyor. Binbir yalvarmadan sonra Kondüktör adama trenin hızlı tren olduğunu hiçbir yerde durmadığını ama Arifiye'de biraz yavaşladığını söylüyor. Ve diyor ki :
- Yalnız trenden atlar atlamaz hızla trenin gidiş yönünde koşman lazım yoksa parçalanırsın.
Adamcağız çaresiz "Tamam" diyor. Arifiye'ye geldiklerinde de atlıyor başlıyor koşmaya. Bizim Temel'le Dursun da en arka vagonda seyahat ediyormuş. Camdan bir bakmış adamcağızın biri son hız koşuyor.
"Vah adamcağıza. Yazık, herhalde treni kaçırdı yetişmeye çalışıyor" diyor ve adamı tuttuğu gibi tekrar vagona çekiyor
 
 
.............................................................................................................
Sinyal Vermediniz
Temel, bir gün arkadaşına telefon etmiş.Karşısına sekreter çıkmış. Temel :
'' Pen teleseçretere nok pirakacaktum.
"Notunuzu bana bırakabilirsiniz" demiş sekreter kız.
Temel uzunca bir süre beklemiş.Ses çıkmamış. Hala bir şey söylemediniz diye sekreter sorunca Temel'in cevabı:
-Sinyal vermedinuz da!
 
 
.............................................................................................................
İlginç Kaza
Polise bir ihbar gelir. Temel ile Dursun kaza yapmıştır.
Polis olay yerine geldiğinde görür ki, arabalar sapa sağlam, Temel ile Dursun'un agzı burnu dağılmış. Polis sorar:
-Anlat Temel. Olay nasıl oldu?
-Komserum. Hava sisli olduğundan kafami pencereden çikarmiş öyle gideydum. Meğersem Tursun da karşidan öyle geleyirmuş.
 
 
.............................................................................................................
Polis Temel
Ula Temel, senden polis olmaz. Nasıl kaçırdın elindeki azılı hırsızı!
-Sormayin komiser bey. Bir anluk dalginluğum sebep oldu. Üstünde "girmek yasaktir" tabelasi bulunan bi yere girdi, arkasindan gidemedum
 
.............................................................................................................
Rica
Temel Karadenizlinin firınından bir ekmek alacak. Kafasını fırından içeri uzatır:
- Ha oradan bi ekmek vermeni rica edeyirum!
- Ula parasini verecek misun?
- Elbette vereceğum.
- Haçan parasini vereceksen ne diye rica edeyisun?
 
 
.............................................................................................................
Kestirme
Karadenizli atlet öğünüyordu:
-Ben 100 metreyi tam 8 saniyede kosayurum.
-Ciddi misin, dedi arkadaşı. Bu bir dünya rekorudur. Nasil yapiyorsun bunu?
Bizimki hafifçe kasilarak cevap verdi:
-Çestirmeden cideyurum daa...
 

.............................................................................................................
Selam
Temel ile Dursun Almanya'da okumaya gitmişler. Okulun son haftası Temel Türkiye'ye dönmeye karar vermiş. Dursun'a:
- Dursun, sen benim karneyi al bizim eve telefon et, babamın anlamaması için de bir zayıf varsa bir Muhammed'in, iki zayıf varsa iki Muhammed'in selamı var de.
Temel Türkiye'ye döndükten sonra Dursun karneyi alır ve Temel'e telefon açar.
Dursun:
- Temel, Ümmeti Muhammed'in sana selamı var.
 
 
 
.............................................................................................................
Kuş Beyinli
Fadime kumar oynuyormuş. Temel de arada sırada gidip soruyormuş:
-Nasıl gidiyor kanaryam?
-Kaybediyorum.
Bir müddet sonra yine:
-Nasıl gidiyor güvercinim?
-Kaybediyorum
Bu konuşma bülbülüm, serçem diye devam edince Cemal sormuş:
-Neden karına hep kuş isimleriyle hitap ediyorsun?
-Bu kadar kişinin içinde kuş beyinli diyemem ya!" diye fısıldamış Temel.
 
 
.............................................................................................................
Ormanın Güzelliği
Temel ile Dursun ormanda kamp kurmuşlar. Bir ara Temel Dursun a seslenmiş:
- Dursun şu ormanın güzelliğine bak...
Dursun şöyle bir etrafına bakmış,
- Ağaçlardan birşey göremiyorum ki...
 

.............................................................................................................

Alkış
Bir uçak düşmek üzereymış. Bu yüzden uçağın tabanı da dahil olmak üzere her
şeyi atmışlar. Yalnızca uçağın tavanına tutunan yolcular ve pilot kalmış. Pilot:
"Uçak hala düşüyor, bir yolcunun atlaması gerekli" demiş. Temel:
"Ben atlarım ama sevgili kaptan pilotumuz hariç hepinizden kuvvetli bir alkış bekliyorum."
deyince bütün yolcular Temel`i alkışlamış ve asağı düşmüş.
Sadece Temel ve pilot kurtulmuş...
 
 
.............................................................................................................
Sokaktan mı Topluyorum
Temel sevgilisiyle gidiyormuş. Sevgilisi bir mağazada gördüğü kürkü istemiş.
Temel hemen vitrin camına bir tuğla atıp içinden kürkü alıp sevgilisine vermiş. Daha sonra sevgilisi otomobil galerisinde bir de araba görmüş ve bu
sefer de onu istemiş.
Temel de bunun üzerine
-Ben bu tuğlaları sokaktan mı topluyorum? demiş...
 
 
.............................................................................................................
Hatırla Hatırla
Temel savaşta yanında 10 arkadaşıyla birlikte düşmana esir düşmüş. İlk gün
işkence sonunda ekipten 5 tanesi bülbül gibi konuşmuş. İkinci gün 3 kişi daha
dayanamamış itiraf etmiş. Üçüncü gün sonunda bir tek Temel kalmış. Dördüncü
gün işkencenin dozu artmış Temel den çıt yok. Beşinci gün işkence iyice
ağarlaşmış ama Temel yine aynı. İki hafta sonra Temel i kaldığı hücrede
izlemeye karar vermişler. Bizim Temel hem kafayı duvara vurmakta hem de
söylenmekteymiş :
-Hatirla...Hatirla... Hatirlaaaa...
 
 
 
.............................................................................................................
100 Hamsi
Dursun Temel'e sormuş :
-Uşağum oruçlu oruçlu kaç hamsi yiyebilursun?
Temel : 100 tane yerim valla...
Dursun: Hadi oradan yesen yesen 1 tane yersin geriye kalan 99 hamsiyi
oruçsuz yersin...
Bu espri Temel'in acaip hoşuna gitmiş.Yolda Cemal'i görmüş ve hemen sormuş:
- Oruçlu oruçlu kaç hamsi yiyebilirsin?
Cemal: 50 tane yerim ben...
Temel: Tüh be. 100 deseydin sana müthiş bir espiri yapacaktım...
 
 
 
.............................................................................................................
Çift Katlı Otobüs
Bir gün Temel ile Dursun iki katlı otobüsle yolculuk ediyomuş. Temel cep telefonunu çıkartıp alt kattaki Dursun u aramış.
- Orada havalar nasıl Dursun kardeşim?
- Bizim söför uyumuş otobüs kendi kendine gidiyo valla Temel'ciğim.
- O da bişey mi Dursun? Bizim katta şoför bile yok. Otobüs kendi
kendine gidiyo...
 
 
 
.............................................................................................................
Kadını Vuramadılar
Temel İstanbul'a gelmiş, yürüyormuş. Bu arada 5 dakikada bir top atışları duyul-
maktaymış. Merak edip sormuş:
"Hemşrim bu top atışları neyin nesi?"
Kraliçe Elizabeth'in gelmesi sebebiyle top atışı yapıldığı anlatılmış.
Aradan yarım saat geçmis ve top atışları halen sürmekteymiş. Temel yine
sormuş bir başkasına:
"Bu top atışlari neden?" diye. Aynı cevabı alınca söylenmis:
"Ulan, yarım saattir bir kadını vuramadılar, be!"
 
 
 
.............................................................................................................
Büyük İkramiye Bir Tane
 
Cemal iki tane piyango bileti almış. Temel karşı çıkmış,
- Manyak Cemal, Niye içi tane aldun? Püyük ikramiye pi tane.
 
 
 
 
İyilik Yap Denize At
Temel ile Dursun sahil kenarında yürüyolarrmış. Birden denizden imdat sesleri
duyulmaya başlamış, birde bakmışlar adamın biri boğuluyo. Hemen denize atlayıp
kurtarmışlar ve kenara getirmişler. Temel sonra birden adamı tutup tekrar denize
atmış. Dursun şaşırıp sormuş; "Uy ne yaptın da?.." Temel de cevap vermiş;
"Eee dedemin lafidur iyilik yap denize at..."
 
 
 

-Şimdi evlensin, sonra akli başina celir, o zaman da evlendiremem, diyor